15 TEMMUZ, CUMARTESİ, 2017

Savaşın Külleri Ardında Kalan Bir Mülteci Hikâyesi

Erich Maria Remarque’ın tüm dünyada büyük yankı bulan Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok isimli kitabının ardından yazdığı İnsanları SevmelisinEverest Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Remarque, bu eserinde savaşın ardında bıraktığı etkileri daha çok da sınırdan sınıra kovalanarak geçen bir hayatta, artık hiçbir yerde istenmeyen mültecileri. Adını kutsal kitaplarda geçen “Komşunu kendin gibi sev” buyruğundan alan; herkesin bir gün mülteci olma ihtimalini hatırlatan, bunca acının aslında “boşa” çekildiğini söyleyen, tarihin daima tekerrür etmesinden dolayı endişe veren, tüm bunlara karşın olumlu duyguların vurgulandığı sıcak bir roman İnsanları Sevmelisin.

​“Marill bardağını boşalttı. “Kötü bir çağdayız. Barış toplarla, bombardıman uçaklarıyla korunuyor. İnsanlık ise, toplama kamplarıyla, toptan öldürmelerle. Bütün değer ölçülerinin altüst edildiği bir zamanda yaşıyoruz Kern. Bugün saldırgana ‘barış koruyucusu’, kamçılanana ve kovalanana ise ‘dünya düzenini bozan’ deniyor. Üstelik bir sürü millet de buna inanıyor.””

Görsel: Marietta Varga

0
1203
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle