19 NİSAN, CUMA, 2019

Sıra Dışı İki Çocuğun Maceraları: Rico ve Oskar

Kaleme aldığı çocuk ve gençlik romanlarıyla dünya çapında üne kavuşan Andreas Steinhöfel'in biri derin diğeri üstün yetenekli iki çocuğun farklı temalar üzerinden maceralarını anlattığı üç kitaplık serisi "Rico ve Oskar" üzerine bir yazı.

Sıra Dışı İki Çocuğun Maceraları: Rico ve Oskar

Andreas Steinhöfel, kalemi kuvvetli, karakterlerine ses vermek konusunda çok başarılı bir yazar. Yazarla ilk kez, Farklı isimli -ismine yakışır bulduğum- romanıyla tanışan biri olarak yazarın bu konudaki yeteneği beni çok etkiledi ve bu yüzden tüm yazdıklarını okumaya niyetliyim. Rico ve Oskar biri derin yetenekli, biri üstün yetenekli iki çocuğun hikâyesi. Birbirlerini bulmaları Derin Gölgeler isimli serinin ilk kitabında gerçekleşiyor ve sonra ikilinin yolları bir daha hiç ayrılmıyor. Biz, tüm anlatıyı Rico’nun dilinden, onun yazmış olduğu günlük üzerinden okuyoruz. Bu günlük Rico’nun ödevi aslında, başlangıçta her şey böyle başlasa da Rico’nun yazmayı, yaşadıklarını anlatmayı sevdiğini söyleyebiliriz. 2019 yılında Derin Gölgeler ile Alman Gençlik Edebiyatı ödülünü kazanan serinin devam kitapları Defolu Kalpler ve Çalıntı Taş. Bu kitaplarda da yazar yeteneklerini sergilemeye devam ediyor. Bu arada derin yetenekli tabiri size biraz farklı gelmiş olabilir. Rico’nun deyimiyle açıklamak gerekirse:

“Çok şey düşünebiliyorum ama bu diğer insanlara kıyasla biraz daha uzun sürüyor. Sorun beynimde değil, beynim gayet normal büyüklükte. Ama bazen bazı şeyler kafamdan dışarı düşüyor ve ne yazık ki neyin nerden düşeceğini önceden hiç kestiremiyorum. Ayrıca bir şey anlatırken konuya tam dikkatimi veremeyebiliyorum. Bazen ipin ucunu kaçırıyorum. O ipin bir ucu var mı yok mu, yoksa yalnızca ben mi öyle sanıyorum, çoğunlukla bundan bile emin olamıyorum, zaten asıl sorun da bu.”

Rico sadece bazı şeyleri biraz geç idrak ediyor, yön konusunda biraz yeteneksiz ve kafasında sürekli dönen bingo topları olduğunu söyleyen bir çocuk, ama kendini ifade etmek konusunda gayet becerikli ve bazen farklı anlamlar yüklese de kelimelerle arası kendisinden beklenmeyecek kadar iyi. Bu noktada yazara hayranlığımı açıklamalıyım; yazar Oskar’ın bakış açısı üzerinden anlatsaydı kolaya kaçmış olurdu ve sanırım ortaya böylesine başarılı üç roman çıkmazdı. Steinhöfel, zoru seçmiş ama altından çok da güzel kalkmış, özellikle Rico’nun bazen olayları olduğu gibi aktarırken, kendi sözlüğünü oluşturmasını çok sevdim. Ciddi bir olayın ortasında Rico’nun bir anda giren açıklamaları, gri bulutları dağıtır cinsten.

"ERZAK: Eskiden askerlerin savaştan dönmesi uzun sürdüğü için, erlerin yanlarına kolay çürümeyen yiyecekler verilirdi. Erzak’ın ‘er’i buradan geliyor olabilir. ‘Zak’ nerden geliyor bilmiyorum. Belki obur bir askerin adı, belki de askerlerin sevdiği bir yiyecektir. Zaten önemli olan ‘zak’ın nerden geldiği değil, insanın yola çıkmadan önce, yanına daima yeterince erzak almasıdır. "

Oskar’a gelince, o Rico’dan farklı olsa da, üstün yetenekli olmasından dolayı o da bazı sıkıntılarla yüzleşmek durumunda. Üstelik duygularını paylaşmak konusunda Rico oldukça rahatken, onun bu konuda duvarları var. Yetişkinler olarak bu derece zeki çocukların sadece çocuk olduğunu unutabiliyoruz. Oskar zaman zaman bize bunu hatırlatıyor. O bildikleri ile pek çok yetişkine kendini kötü hissettirmeyi başarsa da, tehlikeye karşı fazla duyarlı bir çocuk. Bir kaskın onu pek çok görünmez kazaya karşı koruyabileceği gibi bir algıya sahip. Bunun sebepleri son kitapta aydınlanıyor. Okurken ister istemez şu gerçekle yüzleşiyoruz, onların dünyasında çoğu şey yetişkinlerin dünyasından daha farklı, bazı duygular daha yoğun, daha karmaşık.

Serinin ilk kitabıyla başlayan bir macera bu ve ilerledikçe onların yaşadıkları değişime şahit oluyoruz. İlk kitapta çocukların içine korku salan bir fidyeci var, bu adam kimseye zarar vermese de komik sayılabilecek tutarda fidye talep eden biri. Mister 2000 ismiyle anılan bu adam Oskar’ı da kaçırınca, Rico en yakın arkadaşını kurtarmak için harekete geçiyor. Bu iki çocuğun arkadaşlıkları her kitapta yoğunlaşıyor ama tabii ki tüm arkadaşlıklar gibi onların da ilişkileri bazen tökezliyor; birbirlerine kızdıkları oluyor ama sonunda birbirlerini anlıyorlar. Rico derin yetenekli olmasının, Oskar ise üstün yetenekli olmasının sıkıntılarını sürekli hissediyor. Her kitapla Oskar daha az saklanma ihtiyacı duyuyorken, Rico’nun da kafasında dönüp duran bingo toplarının etkisi gittikçe azalıyor. İki çocuğun büyüdüklerini, değiştiklerini görmek etkileyici.


“Hüzün, bazen doğrudan insanın kalbine veya ruhuna yağan ağır ve gri bir yağmur gibidir. Hüznün küçücük beyaz bulutlarla kaplı mavi bir gök altında, neşeli inanların dolaştığı, kafelerde ve restoranlarda oturduğu, güzel kabuklu, büyük ağaçlarla dolu bir caddede bulunabileceğini aklım almıyor.”

Günlük, samimiyetin artmasını ve okura kolaylıkla geçmesini sağlayan bir tür; fakat yazan Rico olunca zaman zaman bazı komiklikleri olmuyor değil, ona göre kelimelerin anlamı her zaman sözlükteki karşılıkları olmuyor, kelimeleri bazen yanlış, çoğu zaman da eğlenceli bir şekilde yorumluyor. Okurken çocukların hayal dünyalarına daha yakından bakabiliyorsunuz. Bir günlüğü hem Rico gibi bir çocuğun gözünden yazıp, hem de böylesine gerçekçi kılmak benim gözümde büyük başarı ama bundan çok daha fazlası var. Bu iki çocuk bir yandan gizemli konuları aydınlatıyor, bir yandan da ayaklarına dolanan kişisel sorunlar ile baş ediyor.

​Çocuk edebiyatı denilince, her şeyin mükemmel olduğu, çocukların mutluluk baloncukları içinde yaşayıp, korunup kollandığı kitaplar da akla gelebiliyor ama çocuk edebiyatı bu değil, Steinhöfel de öyle bir yazar değil; o herkes için yazıyor. Aslında bu üç kitaplık seriye dair anlatmak istediğim çok daha fazla şey var, birinin karşısına oturup, Rico’nun, Oskar’ın, ailelerinin, yaşadıkları mekânların değişimlerini, ne kadar büyüdüklerini konuşur gibi anlatmayı çok isterdim. Ama bunu yapmak, bu seriyi okumak isteyenler için saygısızlık olacaktır. Birazcık çocuk edebiyatına ilgi duyuyorsanız Rico ve Oskar mutlaka okumanız gereken bir seri. Hatta daha sonra yazarın diğer kitaplarına da yoğun bir ilgi duyacağınızı garanti ediyorum.

Kullanılan çizimler kitaplardan, fotoğraflar ise kitaptan uyarlanan Rico, Oskar und der Diebstahlstein adlı filmden alınmıştır.

0
3057
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle