03 ŞUBAT, CUMA, 2017

Sanrısal Gerçeklikle Halk Edebiyatına Bakmak

Çoğumuzun 2012 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmasıyla tanıştığı Mo Yan’in 2017 Ocak ayında Can Yayınları’ndan çıkan ve Erdem Kurtuldu tarafından dilimize çevrilen son kitabı Saydam Turp üzerine bir inceleme…

Sanrısal Gerçeklikle Halk Edebiyatına Bakmak

Çin’de doğan ve Çin’de yaşamayı sürdüren ilk Çinli Nobel Ödüllü yazar Mo Yan’in gerçek adıyla Guan Moye’nin eserleri, Çin’deki yoğun baskılardan dolayı sürekli olarak sansürlenmiş ve toplatılmıştır. Kitaplarının toplatılması, gerçek adını kullanmayıp Çince "sakın konuşma!" manasına gelen "Mo Yan" mahlasını kullanması ve eserlerindeki politik eleştiriler ona uluslararası bir ün getirmiştir. Her ne kadar Türkiye olarak Mo Yan ile Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmasından sonra tanışmış olsak da Mo Yan’in bu ödülü kazanmasından çok önce Avrupa’da kitapları çevrilmekte ve okunmaktaydı. 1980’li yıllardan beri Çağdaş Çin Edebiyatı’nın tanınan isimlerinden Mo Yan’in dilini ve hikâyelerindeki alt metni anlamak için dikkatli bir okur olmak gerekiyor. Eserlerindeki politik yapı itibariyle siyasi eleştirilerini okuyucunun gözüne sokmadan yapan yazar, Saydam Turp kitabında da temsili şekillerle oluştuğu hikâyelerinde eleştirilerine yer veriyor.

Mo Yan’in 1980’li yıllardan 2000’li yıllara kadar yazdığı öykülerden derlenen Saydam Turp kitabı adını kitaba veren aynı isimli öyküsü ile başlıyor. Kitaptaki en uzun öykü olması bakımından da kitapta ayrı bir yer ediniyor ve bize kitaptaki diğer öyküler hakkında bir ipucu sunuyor. "Saydam Turp" öyküsü bir köprü çalışmasında yer alan işçileri, sınıf ayrımını ve insanların üstleri tarafından ezilmesini adını asla duyamadığımız, hiç kimseyle konuşmayan Kara Çocuk üzerinden kahramanca anlatıyor. "Saydam Turp" öyküsünde yer alan Kara Çocuk baskıcı sisteme karşı duyarsızlaşmış, kendisine verilen görev dışında herhangi bir şeye ilgisi olmayan bir çocuk olarak karşımıza çıkıyor. Zayıf, güçsüz ve küçük olması sebebiyle yaptığı işleri hakkıyla yerine getirmediği düşünülerek sürekli hor görülüyor ve henüz bir çocuk olmasına karşın ağır şartlar altında çalışması işçiler tarafından yadırganmıyor. Üvey annesi tarafından kabul görmemiş, kısa pantolonlu bu çocuk kendisine kötü davrananlara karşı takındığı tavrı merhamet gösterenlere karşı da takınarak hissizliğini ve duyarsızlığını her iki tarafa karşı da koruyor. Politik eleştirileri ince bir sızı gibi hissettiğimiz bu hikâyede Kara Çocuk her ne kadar çok kötü şartlar altında çalışıyor ve yaşıyor olsa da sistem tarafından korunuyormuş algısı yapılarak bir sosyalizm eleştirisiyle bizleri baş başa bırakıyor. Sistem içinde yer alan, duvarlarını henüz aşamamış olan Kara Çocuk, kendisinden hırsızlık yapmasını istenmesi üzerine özgürlüğünü fark edip daha sonra bunu kendi isteği ile yapmaya başlıyor. Hikâye, Kara Çocuk’un sistem tarafından dışlanmış ancak mutluluğunu tasavvur edebildiğimiz bir noktada sona eriyor ve Mo Yan kendi ağzından Kara Çocuk’u tanımlarken “ İnsanüstü bir yetenekle acıya katlanabilen ve insanüstü bir duyarlılığa sahip olan o kara tenli çocuk, bütün yazdıklarımın ruhunu simgeliyor” diyor.

Mo Yan’ın Saydam Turp isimli öykü derlemelerinden oluşan kitabındaki Çin’in yakın tarihine tanıklık ettiğimiz öykülerinde, Kültür Devrimi’nin izlerine şahitlik ediyor. Kitapta yer alan tüm öykülerde çocuk gözünden dünyayı ve olayları kavramaya çalışma çabası proletaryanın içinde sıkışmış bir hâlde betimleniyor. Halk hikâyelerinin yer aldığı ve halk edebiyatı olarak tanımlayabileceğimiz bu kitapta Kültür Devrimi sırasında on bir yaşındayken okulu bırakıp çiftçi olarak çalışmaya başlamasının Mo Yan için nasıl unutulamayacak bir iz olduğu görülüyor. Toplumsal Gerçekçilik akımındaki öykülerini Çin taşrasında çocuk gözünden ele alan Mo Yan, gerçekçi olduğu kadar fantastik ögelere de yer vererek Çin’in geleneksel hikâyelerinden aşina olacağımız tarzda bir yapıt ortaya koyuyor. "Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhuru" olarak adlandırılan Mo Yan ile ilk kez tanışacaksanız bu kitap ile Çin taşrasının büyülü yaşamına adım atabilirsiniz. Saydam Turp kitabında, kitabına adını veren Kara Çocuk’un "Saydam Turp" adlı öyküsünden başka 11 çarpıcı öykü daha yer alıyor.

“Sınıf acısını unutmayın sakın! Kan ve gözyaşı ile bilenmiş nefretinizi hatırlayın!” Uçan Gemi adlı hikâyeden…

0
2602
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle