18 AĞUSTOS, PERŞEMBE, 2016

Edebiyatın Birbirine Düşman Yazarları

Dünyadan edebiyat haberleri derlememizde bu ay da birbirinden dolu içerikler yer alıyor. Küresel yaşamın getirdiği tedirgin yükü kaleme alan Afrikalı yazarlar, ulaşılabilir ucuz kitaplar, birbirine düşman yazarlar, Man Booker eleştirisi ve yılın en çok kazanan yazarları...

Edebiyatın Birbirine Düşman Yazarları

Afrikalı yazarlar modern hayata döndü

Afrika’nın güncel yazarlarının katkılarıyla her yıl oluşturulan “Modern Afrika” antolojisi bu yıl ilginç bir gelişmeyi ortaya koydu. Yapıtların hemen tamamı küresel yaşamın getirdiği tedirgin yükü anlatıyordu. Savaşlar, işsizlik, iç savaş ve yoksulluk gibi alışıldık izleklerin yerini gelişmenin getirdiği algı evreni almıştı: motosikletler, özel içecekler, birinci sınıf uçak biletleri, Nairobi burjuvazisiyle ilişkiler, “yatılı okul hayatında tutunma” perspektifinden ele alınıyordu.

Afrika’ya ilişkin kurguların çoğu yazar Helen Oyeyemi’nin tarif ettiği türden “renkli yaşantılar” izleğine dayanıyor halen. İngilizce kısa öykülere 2000 yılından bu yana verilen Afrika Edebiyatı Caine Ödülü yazarları daha küresel çerçeveler oluşturmaya teşvik ediyor. Bu yılki antoloji tür olarak da bilimkurgudan fantastiğe kadar geniş bir yelpazeye uzanıyor.  Öykülerin çoğunda yazarların yerleşik Afrikalı algısının dışına çıkmaya çalıştığı görülüyor. Caine Ödülü’nün etkisi yazarlar arasında bir tartışma yaratmakla birlikte, yayıncılığın daha az geliştiği bölgelerin yazarlarına kısa sürede uluslararası tanınırlık ve yayımlanma olanağı ve öyküden romana geçişlerini kolaylaştırdığı için ödül kıtada cazibesini korumayı sürdürüyor.

The Spectator

Ucuz kitap nerede bulunur?

Sıkı okurların da indirimleri takip etmek gibi bir hedefi var. Dallas’lı indirimli kitap perakende zinciri “New Half Price Books” web sitesi bir tarama motoru oluşturarak okura hangi kitabın nerede ve ne kadar indirimli satılmakta olduğu bilgisini sağlamaya başladı. 44 yıllık zincirin 17 eyalette 122 kitabevi ve sahafı bulunuyor. Şirket, stok sistemini internete açtı. Böylece her bir kitap için hangi şubede kaç adet bulunduğu okur tarafından görülebiliyor. Şirket, birkaç ay içinde her şubenin kitap envanterinin bütününü de okurlara açmayı planlıyor. Burada nar bulunan ilk baskıların da bilgisi verilecek.

Dijital satış ve on-line siparişte Amazon sitesi perakende kitap satışlarının önündeki en büyük engel gibi görünüyor. Ancak şu da bir gerçek: Hâlâ kitabevinden alışverişi tercih eden önemli bir okur kesimi de bulunuyor. “New Half Price Books” zinciri geçen yıl 244 milyon dolar tutarında ciro yaptı ve yeni mağazalar açmayı sürdürüyor.

Aslında kitabı kitabevinden almanın avantajları da var. Örneğin kısa sürede sonuçlanması gereken acil bir kitap, online siparişle en az iki günde elimize ulaştığı için çoğumuz o gün kitabı bir kitabevinden edinmeyi daha pratik buluyoruz. Bu açıdan tabii böylesi bir stok paylaşımı internetten kitap satışlarına direnmede oldukça başarılı bir strateji teşkil edebilir.

Site güncelliğinin korunabilmesi için özellikle kitabevi çalışanları tarafından sık sık güncelleniyor. Ayrıca yine kitabevi çalışanları sisteme yeni katılan her kitaba ilişkin kısa tanıtım bilgilerini de sisteme girmekle yükümlü. Böylece HPB.com takipçileri şu anda 150 milyon kitaplık bir arşive erişebiliyor. Elbette on-line alışveriş de mümkün.

Dallasnews.com

Düşman Yazarlar

Yazarların aşklarını ve dostluklarını anlatan mektupları yayımlanır, biz de okuruz. Ama elbette edebiyat o kadar da beyaz bir dünya değildir. Bir de birbirinden nefret eden, kavgalı yazarlar var. Kimileri de bu sevmezliği kâğıda dökmekten çekinmemiş, çekinmiyor. Kendi edebiyatımızın polemiklerine iyi kötü aşinayız. Bir de dünya öfkeler ve sevmezlikler okura nasıl yansımış, ona bakalım…

1. Truman Capote ve Jack Kerouac

Jack Kerouac Yolda’yı çıkardığında, pek çok yazarın şimşeklerini de üstüne çekmişti. Kuzey Amerika’yı boylu boyunca katetmenin bu geleneksel roman yapısına aykırı, dağınık öyküsü tam da Beat ruhunu yansıtıyordu, ancak maalesef dönemin oturaklı yazarları böylesi bir bilinçakışına pek itibar etmediler. Özellikle Truman Capote hiç beğenmedi. Bir televizyon röportajında da bunu en sert sözcüklerle ifade etmekten çekinmedi: “Bu insanların [Beat Kuşağı] hiçbirinin anlatacak ilginç bir şeyleri yok. Hiçbiri yazamıyor da… Bay Kerouac da… Onun yaptığına yazmak denmez, dizgi denir.”

 2. Gore Vidal ve Truman Capote

Tabii Tiffany’de Kahvaltı’nın, Soğukkanlılıkla’nın yazarı Truman Capote da tartışmalara yol açan bir yazardı (belki de televizyon programlarında diğer yazarlara laf atma eğilimi yüzünden). Gore Vidal da onu sevmiyordu. Bir gün onun için şöyle dedi: “Önyargılarıyla tam bir Kansas’lı ev kadınına benziyor.” Vidal’ın Capote için kurduğu bir başka cümle de şöyle: “Capote’tan gerçekten tiksiniyorum. Eve dalmış pis bir hayvandan nefret edercesine…”

3. Norman Mailer ve Gore Vidal

Oysa Gore Vidal da diğer yazarlar arasında pek sevilen biri değildi. Pulitzer ödüllü Norman Mailer yine bir televizyon programında yüzüne bakarak şöyle demişti: “Zaman zaman yapıtlarını koklamak durumunda kalıyorum. Bu sayede entelektüel kirlilik konusunda uzman oldum.”

Vidal’ın da Mailer’e dair şu sözleri edebiyat tarihine geçti: “Sonuçta gerçekten bir romancı, hatta bir yazar sayılabilir mi, bilmiyorum. Daha çok bir demagog. Fragmanlardan ve parçalardan ibaret. Sanki bir kimlik arayışında ve çiğ bir şöhret sayesinde buna ulaşacağına inanıyor gibi.”

Mailer’ın Kerouac’a ilişkin düşünceleriyle çemberi tamamlayalım: “Zengin bir fahişe gibi gösterişli ve lolipop kadar içli.”

  • Truman Capote
  • Gore Vidal 
  • Mark Twain
  • Jane Austen
  • James Joyce
  • Virginia Woolf

Virginia Woolf

4. Mark Twain ve Jane Austen

Zavallı Jane Austen, Mark Twain kafasını ona taktığında çoktan ölmüştü. Merhametsiz Twain’se bir mektubunda şöyle yazıyordu: “Jane Austen’ı eleştiresim geliyor. Ama kitapları beni öyle delirtiyor ki delirdiğimi okurdan gizleyemiyorum. Ve her seferinde susmak zorunda kalıyorum. Gurur ve Önyargı’yı ne zaman okusam mezarından çıkarıp kaval kemiğini kafatasına indirmek istiyorum!”

5. John Updike ve Salman Rushdie

Aslında tabii burada oyunun kuralı basit: Salman Rushdie ile uğraşmamak gerek. Yıllarca ölüm tehditlerine maruz kaldı. Dolayısıyla ona hakaret ederseniz size cevabınızı çekinmeden verecektir. John Updike belli ki durumun ciddiyetini fark edemedi ve Palyaço Shalimar ile ilgili incelemesine şöyle başladı: “Neden, ah neden Salman Rushdie ana karakterlerinden birini Maximilian Ophuls adını verdi?” Rushdie’nin yanıtı hayli sert oldu: “İsim sadece isimdir. ‘Neden, ah neden…?’ Neden olmasın? Las Vegas’ta bir yerlerde John Updike adında bir erkek fahişe de olamaz mı?”

Rushdie bununla da yetinmedi, Updike’ın Terörist’ini “Berbat ötesi… O, küçük mahallesinde oturup eş değiştirme hikâyeleri yazsa iyi eder, zaten yaptığı da bu,” sözleriyle eleştirdi.

6. Virginia Woolf ve James Joyce

Ulysses’i okuyamayanlar bunu sevecek. Virginia Woolf kitap hakkında şöyle demişti: “Sivilcelerini yolan huzursuz bir yeni yetmenin işi.”

7. Ruth Rendell ve Agatha Christie

Polisiye kraliçesi Agatha Christie için bir başka polisiye yazarı Ruth Rendell şöyle diyor: “Roman kişilerine kâğıt bebek desem, kâğıt bebeklere hakaret olacak.”

http://www.bustle.com/

Holgate: “ABD’li yazarların Booker Ödülü’ne dâhil edilmesi bir felakettir!”

Sunday Times’ın edebiyat editörü Andrew Holgate Man Booker Ödülü’nde yapılan kural değişikliği sonucu ABD’li yazarların da dahil olabilmesinin ilk anda kendisini diğer eleştirmenlerin aksine heyecanlandırdığını ancak an itibariyle gelinen noktada ödülün “sağlığı” açısından felaket sonuçlar doğuracağının ortaya çıktığını söyledi. Bu katılımla ödülün kültürel zemini olan “İngiliz Devletler Topluluğu” kimliğinin zarar gördüğünün özellikle bu yılki adaylarla ortaya çıktığını vurgulayan Holgate, “Gelecekte kültürel dokunun tamamen kaybolacağı endişesini taşıyorum,” dedi. Ödülün bu yılki uzun listesinde yer alan 13 yazarın beşi ABD’li: Paul Beatty, David Means, Ottessa Moshfegh, Virginia Reeves ve Elizabeth Strout. Kanada doğumlu David Szalay da dâhil edilirse altısı ise İngiliz.

Holgate’in endişesi kültürel kimlikle de sınırlı değil aslında. “Tatminkâr bir edebiyat romanı” seçim kriterlerinin “daha marjinal nosyonlara” yaklaşması sonucu bir önceki yılın jürisinde çıkan tartışmaları hatırlatarak, “Man Booker Ödülü okur için yönlendirici bir ölçüt olmaktan çıkmaya başladı,” diyor. Ancak kitabevleri Bu yılki uzun listeyi coşkuyla karşıladı ve liste için “Yıllardır çıkan en anlaşılır romanlardan oluşan uzun liste” olduğu belirtildi. Tabii kitabevlerinin, kitabevi zincirlerinin kitaplar konusunda yorum yapması ülkemizde pek aşina olunan bir durum değil… Sonuçta bizim kitabevlerimiz, sattıkları nesnelere ilişkin bilgi sahibi olmayı bırakın görünmek gibi bile bir gereksinim duymuyorlar.

Thebookseller.com

Bu yılın zengin yazarları 

2015’in en çok kazanan yazarları: James Patterson, Jeff Kinney ve J.K. Rowling. Hemen hatırlatmak gerekirse onlar çoksatar serilerinin yazarları. Patterson ‘ın Korku serisi Zoo  CB’te ikinci sezonunu tamamlarken yazarına 95 milyon dolar kazandırdı. Çocuk edebiyatı yazarı Jeff Kinney 19,5 milyon dolarla ikinci zengin yazar oldu. Kinney yazarlığının ilk yıllarını yetişkinler için çizgi romanlar yazarak geçirdi. Yayıncısının çocuklar için yazması yönünde yaptığı teklif yazarın hayatını değiştirdi. Aslında Patterson’ın da dört-altı yaş grubu çocuklara yönelik kitapları var 2015’te yayımladığı.

İlk üçün son yazarı J.K. Rowling bu yıl 19milyon dolar kazandı. Harry Potter serisi büyüleriyle kazandırmayı sürdürüyor. Tematik parklar dolup taşarken, tiyatro oyunları ve şovları için 2016’nın biletleri çoktan tükendi. Yazarların kazançları yeni baskılar kadar röportajlar, televizyon programları, e-kitap ve seslikitap satışları ve edinilen diğer ilişkin gelirlerin toplamı olarak hesaplanıyor.

  • James Patterson
  • Jeff Kinney 
  • J.K. Rowling

J.K. Rowling

Listeye yeni katılan tek isim Paula Hawkins. Ejderha Dövmeli Kız gibi yapıtlar sonrası kadın kahramanların öykülerinin de büyük ilgi gördüğü ortaya çıktı. İşte Hawkins’in The Girl on the Train’i dünyada 11 milyonluk satışıyla bu kadın karakterlere bir yenisini eklemiş oldu. Roman tabii ki filme uyarlandı ve filmin ekimde vizyona girmesi planlanıyor. Yine Grinin Elli Tonu yazarına kazandığı 14 milyon dolarla E.L. James’i listede tutmayı başardı.

Kazançların ortaya koyduğu bir başka gerçekse yetişkin ABD’liler arasında kitap okuma alışkanlığındaki düşüş oldu. Araştırmalar 2015’te ABD’de yetişkinlerin yüzde 72’sinin herhangi bir formatta en az bir kitap okuduğunu gösteriyor. Bu rakam bir önceki yıl yüzde 74, 2014’te ise yüzde 79’du.

Forbes.com

0
4773
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle