07 AĞUSTOS, PAZARTESİ, 2017

“Edebiyat Gündeminde Söz Sahibi Olmayı Hedefliyoruz”

Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü’nün yıllara yayılan bir geleneğin devamı niteliğindeki edebiyat dergisi “Pan Dergi” üzerine Recep Sözümçetin ve K. Can Eren ile konuştuk. 

“Edebiyat Gündeminde Söz Sahibi Olmayı Hedefliyoruz”

Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü’nün hazırladığı, öykü, şiir, inceleme, söyleşi ve çevirilere yer verilen ve illüstrasyonlarıyla dikkat çeken “Pan Dergi”, geçtiğimiz günlerde queer dosyasını yayımladı. Son sayının künyesi, derginin çizgisiyle ilgili ipuçları veriyor: Osmanlı’daki Cinsiyet Kavramını Mihr ü Mah’ta Okumak, Edebiyat ve Kuir Aktivistleriyle Söyleşi, Ortalık Yerde Direniş…  

Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü “Pan Dergi”yi hazırlıyor bir süredir, dergi beşinci sayısına ulaştı. Dergi fikri nasıl oluştu, künyede gördüğümüz isimler nasıl bir araya geldi?

Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü bünyesindeki üyelerin geçtiğimiz yıllarda da devam ettirmekte olduğu dergi kültürü mevcuttu zaten. Ancak “Pan Dergi” kulüpçe yayımlanan diğer eski dergilere nazaran daha yenilikçi, farklı ve görsel tarafı ağır olan bir dergi olarak ortaya çıktı. Künyedeki isimlerin çoğu zaten dergicilik geleneğine aşina yahut edebiyat kulübünün bir parçası olup dergide çalışmak isteyen gönüllü Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden ve mezunlarından oluşuyor. 

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Derginin ismi nasıl belirlendi?

Derginin ismi esasında bütünleştirici gücünü ve edebiyatı çatı kavram olarak diğer sanat dallarını kendi ismi altında birleştirmesine dayanıyor. Pan, Yunancada bütün, tüm anlamındaki ön ekten türeyen ve bu anlamı doğrultusunda Boğaziçi Üniversitesi içinden yahut dışından edebiyat ve sanat alanında bir şeyler üretmek isteyen herkese imkân sağlayan bir dergi.

Kapak illüstrasyonlarının hikâyesini paylaşır mısınız? Hep aynı isim mi (Can Çetinkaya) kapağı tasarlıyor?

Kapak illüstrasyonları dergimizin önceki sayılarında desteklerini esirgemeyen yahut o sayının dosya konusuna kalemi yatkın olan illüstratörler tarafından çiziliyor. Bu nedenle kapak illüstrasyonu da diğer sayılarımızda olduğu gibi farklı illüstratörlerin elinden çıkıyor ve Pan’ın logosuna uygun bir şekilde çeşitlenip renkleniyor.

Kapak konuları, temalar nasıl belirleniyor? Editör ve içerik kurulunun görev tanımını nasıl belirlediniz?

Kapak/dosya konuları her hafta Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü odasında gerçekleştirdiğimiz toplantılara getirilen önerilerle beraber tartışılıyor ve uygun olan konu gelecek sayı hazırlanmaya başlamadan oldukça uzun bir zaman yine dergi üyelerince belirleniyor. Bu bağlamda editörlerin ve içerik kurulunun sorumluluğu derginin yönetmeliğine göre seçimle belirleniyor. İçerik kurulu daha çok yenilikçi içerik belirlemek üzere belirli zaman aralıklarında güncel ya da eski dergileri inceliyor ve anlamlı ya da yenilikçi bulduğu kısımların aktarımını yapıyor. Bunun haricinde dosya konusu belirlendikten sonra kulüp içerisinde yapılan okumalar üzerinden içerik üretmeye çalışıyorlar. Editörler ise dergiye gelen yazıların değerlendirilmesi, düzeltisi ve yayımlanması sürecinde sorumluluk alıyorlar.

Beşinci sayının dosya konusu edebiyatta Kuir'di. Dosya giriş yazısından bir bölüm: "Ulus Baker, "Neden Godard'la Uğraşıyoruz?" soru-başlıklı yazısının on sekizinci parçasında şöyle der: "

Çünkü bizim için her "özel" mesele aynı zamanda "insanlığın" esas meselesidir... ve karşılıklı olarak insanlığın "her meselesi" benim de "özel" meselemdir... savaş özel meselemdir, televizyon felaketini içimde yaşarım... birine âşık olduğumda bütün aşıklar bununla ilgilidirler..." Bu bakış dergiye nasıl yansıyor, özel / esas mesele ayrımını nasıl yapıyorsunuz? 

“Pan Dergi”, üyeleriyle beraber belirlediği dosya konularının üzerinden edebiyat gündeminde söz sahibi olmayı hedefleyen bir dergi. Bu bağlamda kişilerin, grupların ve toplumun herhangi bir bölümünün “özel” meselelerini uygun gördüğü yerde esas meselesi haline getirebiliyor. Apolitik bir taraftan bakarak edebiyat gündeminin nabzını kendi ürettiği politikalarla farklı bir yöne çevirmeye ve aynı zamanda geniş bir çerçevede ele almaya önem veriyoruz. 

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Şiir, öykü ve çevirilere yer veriyorsunuz dergide. “Pan Dergi”de yayınlanma kıstasları neler?

Her kesimden yazı yazan kişiler için “Pan Dergi” sayfalarını açmış durumda. Ancak her dergide olduğu gibi bizim dergimizde de belli bir edebi ve sanatsal kaygı var. Bu yüzden yazı gönderecek kişilerin önceki sayıları inceleyerek az çok belli bir şekilde edebi dilini oluşturmaya başlamış olan dergimize, bu edebi anlayış paralelinde yazılarını göndermelerini bekliyoruz. Gönderilen yazılar ise editörler tarafından tamamen anonim olacak şekilde inceleniyor ve uygun bulunanlar yayımlanıyor. Çeviri konusunda ise yine dergi üyelerinden oluşan bir çeviri kurulumuz var. Bu kurulun temel görevi; içerik kurulunun dosya konusuna uygun ya da serbest olan daha önce Türkçeye çevrilmemiş olan yazıların çevrilmesini ve son okumasını yapmak.

Farklı üniversitelerin dergilerini takip ediyor musunuz, dergiyi konumlandırdığınız yer neresi? Bir manifestonuz var mı? 

Tabii takip ediyoruz. Hatta yeri geldiğinde diğer üniversitelerin kulüpleriyle iletişim halinde olup zaman buldukça da ortak çalışmalar yürütmeye çabalıyoruz. Manifesto olarak ise dergimizi konumlandırdığımız yeri söyleyebiliriz: Herhangi bir siyasi ve ideolojik düşünce ile organik bağ kurmadan her görüşe eşit uzaklıkta durmaya ve Boğaziçi Üniversitesi’nin özgür düşünce odaklı eğitim felsefesinden yola çıkarak amacı sanat üretmek olan her kesimden insana, dergi sayfalarında eserini yayımlama fırsatı tanımaya çalışıyoruz. Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde kurulmuş olan dergimiz, bir kampüs edebiyat dergisi olarak kendini kısıtlamıyor aslında; süreli dergi yayıncılığında tecrübe sahibi kadrosu ile ulusal yaygınlığa sahip bir dergi çıkarmayı hedefliyoruz. Gündem belirleyici, dinamik bir aktör olma hedefinde olan bir yayın stratejimiz var. Bu yüzden de Türk ve dünya edebiyatı alanında yayın yapan basılı ve dijital yayınları da yakından takip ederek, güncel edebiyattan kopmadan, genç sanatçıları bünyemizde toplayarak edebiyatın sınırlarını genişletmeyi planlıyoruz.

Michael Schwarz'ın “Ortalık Yerde Direniş” adlı öyküsü derginin öne çıkan öykülerindendi. Öyküyü bulma hikâyenizi, yazarla iletişim ve devamında çeviri sürecini dinlemek isterim sizden. 

Geçen sene kulüp üyelerinden ikimizin aldığı “Queer Teori” adlı ders bağlamında bu öyküyü okumuştuk. Bu öykü ikimizin de dikkatini çekmişti. Dersi aldığımız dönemde “çevirisini yapabilir miyiz?” diye düşünmüştük. Bu sırada da gerçekleştirdiğimiz dergi toplantılarının birinde de dosya konusu olarak queer ve edebiyat ilişkisini incelemeye karar verdik. Sonrasında dosya kapsamında çeviri kurulunda da yer aldığımız için yazara e posta yoluyla ulaşarak öyküyü yayınlamayı talep ettik. Yazarın izni doğrultusunda ikimiz de öyküyü ayrı ayrı çevirdik ve sonrasında karşılaştırmalı bir okumasını yaptık. Sonrasında çeviri kurulunda çalışan bir arkadaşımızın (İpek Yardımcı) son okumasını yapmasının ardından dizgiye hazır hale getirdik.

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

LGBTİ+ hak savunuculuğu alanındaki aktivizm hareketinde söz sahibi dört isimle yapılan söyleşi de dergide yer alıyor. İsimler nasıl belirlendi, söyleşi sürecini anlatır mısınız?

İsimleri belirlerken daha çok farklı mesleki alanlardan ve farklı cinsel kimliklerden kişilerle LGBTİ+ aktivizmi üzerine söyleşmek istedik. Dergi üyesi üç arkadaş bir araya gelerek önce bahsettiğimiz şekilde söyleşeceğimiz isimleri belirledikten sonra bu kişilerin daha çok üzerine çalıştığı konularda sorular hazırlamaya çalıştık. Son olarak söyleşilerimizi e posta yoluyla gerçekleştirdik. 

Bir sonraki sayının dosya konusu “Edebiyat ve Çocuk”. Nasıl kurguladınız dergiyi, fetiş objesi haline gelen çocuk, istismar, zorbalık kurbanı çocuk ne ölçüde dosyada yer alacak?

Öncelikle bu sayımızda çocuklarla beraber bir atölye gerçekleştirdiğimizi belirtmek isteriz. Bu doğrultuda dergimizin bu sayısını çocukların da okuyacağını ön görerek ona göre bir içerik hazırlamaya çalıştık. Tabii ki Türkiye’deki ve dünyadaki çocuk gündeminin farkındayız ve bu bağlamda dergi toplantılarında aktarımlar ve okumalar da gerçekleştirdik. Dergi sayfalarında bu okumalara ve aktarımlara dair -belki doğrudan değil ancak dolaylı olarak- bahsettiğiniz konulara yönelik içeriklerle karşılaşacaksınız.

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Okurlar dergiye nasıl ulaşabilir? 

Üç farklı şekilde ulaşabilirler. İlk olarak web sitemizden (pandergi.com) hem e dergi olarak hem de pdf formatında. İkinci olarak matbu halde; Boğaziçi Kitabevi’nden, Pandora Kitabevi’nden, Mephisto’nun Taksim, Beşiktaş ve Kadıköy şubelerinden, son olarak da Kadıköy Moda Sahnesi’nden. Son olarak da yakında kullanıma sunacağımız android uygulamamızdan. Aynı zamanda yayınlanmasını istedikleri yazı ve görsel ürünleri bize editor@pandergi.com e-posta adresinden gönderebilirler.

0
1772
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle