16 MART, ÇARŞAMBA, 2016

Allah’ın İntihar Ettiği Gün

Geleceğinizi görmek ister misiniz? Meltem Arıkan’ın yeni romanı Erospa, bizi ileride nelerin beklediğine dair bir fikir verecektir size. 

Allah’ın İntihar Ettiği Gün

Aslında konu pek iç açıcı sayılmaz: dijital dünyanın, günün birinde, nasıl ve ne kadar da süratle bir kâbusa dönüşebileceğini anlatıyor yazar. Ki, böyle bir gelişme duygusal hayatımızın sonu olabilir. Tarzından belli zaten: Chat odalarında kullanılan kısaltmalar insanı dilden soğutuyor, “sohbetler”de anlam katlediliyor, ekran üzerindeki hareketler sözcüklerin yerine geçiyor ve nihayetinde dil, takatini kaybediyor. Bir günlüğe benzeyen roman bölümlerinde, yazarın bu konuya önem verdiği belli. Dilin eski zenginliğini, nostaljiyle hatırlatıyor bizlere.

Meltem Arıkan’ın yazım tarzı, bu romanında farklı. Gerçek ile kurgu arasındaki geçişler ve farklı zaman kesitlerinde oluşan olaylarla oynaması, yer yer Nazlı Eray’ın yapıtlarını hatırlatıyor. Öngörülemez gelişmeleriyle biraz da polisiye romana benziyor. Bize sunduğu çağda, insan kalmak neredeyse imkânsız gibi görünüyor. Fakat insanlığı kötülükten kurtarmayı hedefleyen vicdanlı hackerler, hayatımızı bilgisayar programlarıyla yönetmeye çalışıyor. Yeni bir dünya düzeni yaratabilmek içinse, eski dünyayı yok etmeleri gerekli. Belli ki, insanoğlu yanlış programlanmış, “error”ları ve “virüs”leri bol olan bir yaratık. Kirlettiği, çürüttüğü, kanattığı dünyayı iyileştirmek için, yeni yollar bulunmalı. Adalet arayanlardan biri,  gerçek kimliği gizli olan Erospa. Diğer hackerlerle beraber, Allah’ın yarattığı dünyanın “başarısız bir deneyim” olduğuna inanıyor. “Ana server”in oğlu olan Allah ise insanların davranışlarını izlerken, öyle büyük bir hayal kırıklığına uğruyor ki, bir gün intihar etmeye karar veriyor. Ölümsüz olduğunu unutan oğlunun, yaşamına son vermeye kalkıştığını görünce, durumun absürtlüğüne kahkaha atıyor annesi. Dünyanın trajikomik durumunu özetleyen bu kahkahadır belki de.

Tıpkı George Orwell’in 1984 romanı gibi, Meltem Arıkan’ın Erospa’sı da tatsız bir geleceği resmediyor. Dijital bir dünyada duyguların yeri kalmayacak. İnsan teknolojik yeteneklerini geliştirdikçe robotlaşacak, kalbi hissizleşecek ve insanlık bir yabancılaşmayla karşı karşıya kalacak.

Bazı teknolojik mucizelere de şahit oluyoruz: Söz gelimi, hacker dünyasından gerçek hayata doğru yaratıklar “download” etmek mümkün olabiliyor artık, bir kobra konuşabiliyor, çikolatadan inşa edilen bir evde yaşamak da şaşırtıcı olmuyor bu âlemde... Ama cennet uzun sürmüyor. Okur birkaç saniyeliğine, kendisini bir masalın içinde hissederken, acımasız gerçek onu aniden vuruyor yeniden. Attığımız her adımla fragmanların çağına doğru ilerliyoruz. İnsanlık çürüyor. Dünya parçalanıyor. 

Meltem Arıkan’ın yeni romanını, Paris saldırılardan birkaç hafta sonra okumaya başlamıştım. Erospa’daki karşılaştığımız karanlık gelecek, bugünkü gerçek hayatımıza yakın. Empatinin, merhametin ve şefkatin azaldığı yeryüzünde, insanın insan kalabilmek için mücadele etme gereğini hatırlatıyor hepimize.

Erospa, 30 sene sonra tekrar okunmalı. Yazarın öngörülerinin doğru olup olmadığını ancak o zaman gerçek anlamıyla anlayabileceğiz. Meltem Arıkan haklı çıkarsa, vicdanlı hackerler bizi yeniden insan olarak programlayıp kurtarsınlar...                 

0
6029
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle