05 ARALIK, ÇARŞAMBA, 2018

2018’in En İyi 10 Kitabı

The Times Book Review editörleri bu yılın en iyi kurgu ve kurgu dışı kitaplarını seçti. 2018’in en iyi on kitabının yer aldığı liste.

2018’in En İyi 10 Kitabı

ASYMMETRY

Lisa Halliday

Asymmetry sarsıcı bir finalle birbirlerine bağlanan, görünüşte alakasız iki bölümden oluşuyor. “Folly” isimli birinci bölüm bir aşkın hikâyesi. 20’li yaşlarının ortasında gelecek vadeden bir editör ve yazar olan Alice ile Philip Roth’un kısmen örnek alındığı yaşlı, dahi romancı Ezra Blazer arasındaki ilişkiyi anlatıyor. “Madness” adlı ikinci kısımda ise Heathrow’da gözaltına alınan Irak asıllı Amerikan ekonomist Amar Jaafari’nin hikâyesi anlatılıyor. Halliday’in dili oldukça duru ve yalın, neredeyse W.G. Sebald tarzı bir muhabirlik yazımı kıvamında. Yazarın ilk romanı olan bu kitap, yıllar boyu birçok kitap yayımlamış bir yazar tarafından yazılmış hissi veriyor ve aynı anda saldırgan bir roman à clef, bir düşünce romanı ve politik bir üst kurgu olmayı başarıyor.

THE GREAT BELIEVERS

Rebecca Makai

Makai’nin 80’lerin ortasında Chicago’da ve 2015’te Paris’teki terör saldırılarının gerçekleştiği dönemde geçen oldukça etkileyici bu romanı, anlam veremediğimiz kayıplarımızın etkilerini ve bunların üstesinden gelme biçimlerimizi incelemek için AIDS salgınını ve bir annenin kendinden uzaklaşmış kızını arayışını konu alıyor. Betimlediği, çoğu eşcinsel erkeklerden oluşan bir arkadaş grubu, salgının ilk yıllarının korku ile trajedilerini yansıtıyor ve bunların yıllar süren etkilerinin izini sürüyor. Kitap duygusallaşmadan empati kurabilen bir roman olarak The Booker Prize ve National Book Award yarışmacıları arasındaki yerini fazlasıyla hak ediyor.

THE PERFECT NANNY

Leila Slimani

Bu sinir bozucu, eğitici (ve Goncourt Prize kazananı) öykünün başında sevgili dadının baktığı iki çocuğu öldürdüğünü öğreniyoruz; ancak yazarın, bir anne ve onun çocuklarına bakması için tuttuğu kişiyle arasındaki özel ilişkiye dair yakın analizi bu alışılmadık ev içi polisiye romanı daha da dikkat çekici kılıyor. Slimani, çarpıcı karakter çözümlemeleri yapıyor ve ebeveynlerin dadılara yönelik yasaklı arzuları, ırksal ve sınıfsal gerilimler gibi güç temalara da ışık tutuyor. Bu büyüleyici sapkınlıktaki romanda kesin olan tek bir şey var: Yalnızlık sizi deliye döndürebilir.

THERE THERE

Tommy Orange

Orange’ın bu ilk eseri, kimlik ve alternatifleri ile şehir hayatı, yoksulluk ve zamanın bakış açısıyla filtrelenmiş bir mit üzerine tutkulu bir düşünme ürünü diye tanımlanabilir. Kitabın çoğu kısa bölümü Kaliforniya, Oakland’da yaşayan, bir Kızılderili toplantısı için yolculuk eden birbirlerine bağlı sayılabilecek bir grup Kızılderili üzerinden anlatılıyor. Bu grup Chaucer’daki gibi mabetlerine doğru ilerleyen hacılar gibi, ya da Faulkner’ın As I Lay Dying eserindeki gibi yolları aşan geniş bir aile gibi. Bu roman onların saf, havada süzülen güzellik anlarının en sıradan olana karşı gelmesini ve “şimdi ve burada”nın keskin görüşlü bir versiyonunun yanına bir  zamansızlık hissinin yerleştirilmesini sağlayan başıboş bir gezginlik hikâyesi.

WASHINGTON BLACK

Esi Edugyan

Empati ve hayal gücünün bu üstün eseri, aynı zamanda Kanada’nın prestijli Giller Ödülü’nün de sahibi bu kitap köleliğin azalan günlerinde İngiliz sömürgesindeki Barbados’ta bir şeker plantasyonunda başlıyor. Bu akıl almaz caniliğin bağlamında bize yeni bir dünya ihtimali için göz kırpıyor: insanların sıcak hava balonu ile gökyüzüne gittiği, okyanusun gizemli derinliklerine daldığı ve Kuzey Kutbu’nu yürüyerek geçtiği bir dünya. En önemlisi, bu dünyada beyaz bir köle sahibinin kardeşi ile genç bir siyahi köle koparılamaz bir bağ kurabiliyor. İnce zekası ve etkili diliyle Edugyan mükemmel bir keşif ve arayış öyküsü ortaya çıkarıyor.

AMERICAN PRISON

Shane Bauer

Bauer, 2014’te özel bir hapishane olan Winn Correctional Center’da gizlice gardiyan olarak çalışmak için Louisina’ya taşındı. Yalanı fark edilene kadar orada dört ay çalışabildi ancak bu süre ona National Magazine Ödülü’nü ve Washington’daki yetkililerle özel hapishaneler hakkında konuşma şansı kazandıran Mother Jones ifşa yazısını yazması için fazlasıyla yeterli oldu. Bauer bu kitapla, yazdığı o makaleyi, görmezden gelmenin imkânsız olduğu kapsamlı bir analize dönüştürüyor. Bu kitap -İç Savaş’tan sonra Güney hapishanelerindeki mahkumların esir iş gücü olarak şirketlere çalıştırıldığı hükümlü kiralama sistemi gibi- tarihsel öncülerden milyon dolarlık bir endüstrinin her yanına hakim olan şiddet, ihmal ve yetersizliğe kadar her türlü vahşeti göz önüne seren titiz bir katalog niteliğinde

EDUCATED

Tara Westover

Westover’ın bu sıra dışı anı yazısı bir cesaret ve kendini buluş göstergesi. Kendisi, insanlardan uzakta yaşayan ve hayatta kalabilmek için yaşayan bir ailenin yedi çocuğunun en küçüğü olarak Idaho’da büyümüş, öyle ki doğum belgesi bile olmamış ve liseye kadar okula gitmemiş. Toplumun geri kalanına dahil olmak kolay olmamış: Evde, okumak, İncil’i ve Mormon Kitabı’nı okumak anlamına gelirmiş ve çocukluğunun çoğu lisanssız bir ebe olan annesi ve bir hurdalığı yürüten babasına yardım etmekle geçmiş. Yetiştirilişini ve buna karşı zaferini -Cambrigde’de tarih üzerine Ph.D kazanıyor- tekrar hatırlarken Westover büyük riskler alıyor ve aile üyelerini yabancılaştırıyor. Ödülü ise öğrenmeye karşı bastırılamayan bir açlığın kanıtı olan bir kitap.

FREDERICK DOUGLAS

David W. Blight

Anıtsal biri hakkında anıtsal bir eser. Karizmatik Douglas tabiri caizse Abraham Lincoln’un vicdan sesiydi, ve Blight’ın detaylı sinematik biyografisi bu konuda hayat boyu süren bir çalışmanın  ürünü. Douglass kendisi, kölelikten 19. yüzyılın en büyük isimlerinden birine dönüşmesini anlatan üç otobiyografi yazmıştı, ancak Blight’ın eseri Douglass’ın yapamadığı ya da yapmadığı kadar toplumsal ve özel hayata ilişkin detaylar sunarak diğerlerinden daha zengin biçimde karşımıza çıkıyor. Sonuç ise yıllar boyu belirleyici niteliğini kaybetmeyecek başarılı bir tasvir oluyor.

HOW TO CHANGE YOUR MIND

Michael Pollan

Gıda etiği üzerine yazdığı eseriyle bilinen Pollan, okuyucunun gözü önünde LSD kullanmasını gerektiren, şimdiye kadarki en kişisel kitabını piyasaya sürüyor. Zihin açıcıların tarihi ve bilimini araştırarak şimdi ölümcül hastaların korkularını azaltmaktan bağımlılıkla mücadeleye birçok faydası olduğuna inanılan bu uyuşturulara karşı toplumun artan, azalan ve sonra tekrar artan ilgisini anlatıyor. Psikedelik deneyimin spiritüelliğini ve mistikliğini incelediği bölümle kitap en üst seviyesine çıkıyor. Zihnimizin egoyu kontrol eden kısmı küçüldükçe kendimizle ilgili ne öğrenebiliriz? Bizi bir çocuğun gözlerinden dünyaya bağlayan, beynin bu daha eski ve ilkel bölümü nedir? Bu kitap Pollan’ı, bilinçli varlıklar olarak varoluşumuzdan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğimizi merak etmeye iten bir yolculuk.

SMALL FRY

Lisa Brennan-Jobs

Brennan-Jobs birbirinden oldukça farklı iki dünya arasında mekik  dokuyarak büyümüş: değişken ve yoksul bir sanatçı olan annesinin bohem ve gezginci dünyası ile gittikçe artan servetiyle merhametsiz babası Steve Jobs’ın lüks dünyası. En küçük detayları da dikkatlice katarak Palo Alto’daki çocukluğunun rahatsız edici doğasını tekrar yaratıyor ve bize iki ebeveynin de aklında yer etmiş portrelerini sunuyor. Bu anı yazısı tekinsiz bir içtenliğin eseri, istisnai bir edebi duyarlılığın öncüsü. Yine de en nihayetinde kitaba çarpıcılığını veren Jobs’ı akıllara durgunluk veren duygusal ihmal ve istismar davranışlarına eğilimli biri olarak tasvir edişi oluyor.

Çeviri: Beyzanur Cebeci

Kaynak: The New York Times

S
lider görselleri: Andre Kertesz “Carnival, Paris (Woman Reading Behind Stage),” 1926

0
4971
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle